Kalite Gerçekten Bir Rekabet Aracı Mıdır?

Kalite, belki de iş dünyasında en çok kullanılan “joker” kelimelerden bir tanesidir belkide ! Çünkü bir çok kişi “kaliteyi” şirketini, ürünlerini, servisini, kendisini vs övmek için kullanıyor.  Kalite bizim işimiz!, -Ürünlerimiz “A” kalitedir, firmamız ISO9000 kalite sertifikalıdır, bizler toplam kalite yönetimi felsefesi ile çalışıyoruz, maksimum kalite, ürünlerimiz kalitelidir , vs gibi içinde kalitenin geçtiği bir çok cümle kurulmuştur. Kalitenin bir çok anlamıyla ve bir çok kullanım yeri olsa da genellikle sözlük anlamı olan ; nitelik  veya üstün nitelik gibi anlamları taşır . Genellikle firma, ürün, hizmet, insan veya bir nesnenin sıfat olarak olumlu yönde nitelendirilmesi için kullanılır.

İş dünyasında da kalite büyük çoğunlukla bir firma, ürün veya hizmeti övmek veya niteliğini olumlu yönde  kullanılır. Gerçekten de öyledir. İnsanlar şirketlerinin, ürünlerinin veya servislerinin “kaliteli olduğunu” iddia eder, hatta bunu belgelendirmek ister !. İşte kıyamet burada kopar. İşin içine rekabet girince öne geçmek için bunu belgelemek gerekiyor. Burada devreye kalite güvence sistemi veya ne çok kullanılan ISO9000 sistemi (uluslararası kalite standartları) gibi kavramlar devreye giriyor.

Kuşkusuz kalite hem insan için, hem firma için, hem de ürün veya hizmet için çok önemlidir. Halkın kullandığı tabirle insanlar kaliteli olursa firmalar da kaliteli olur, firmalar ve insanlar kaliteli olursa ürün ve hizmetler de kaliteli olur ve mutlu sona ulaşılır ! Yani insanlar işinden memnun olur, müşteriler ürün ve hizmetten memnun olur, alan memnun ,satan memnun, daha ne olsun! İşin iç yüzü gerçekten böyle mi ? değil maalesef. Kalite bir zamanlar bir rekabet aracıydı gerçekten. Amerika’da 80’lerde, Türkiye’de 90’larda ve 2000’lerde. Ya şimdi ? değil bence. Bundan 5-10 yıl önce “kalite bence rekabet aracı değildir” dediğim de onun uzmanlığı kalite olduğundan kendisine hakaret gibi algılamıştı bu sözü . Ben de, mühendislik hayatımın ilk yıllarını kalite eğitimleri ve uygulamaları ile geçirmiş biri olarak inanarak söylemiştim bu sözü “kalite rekabet aracı değildir!”. Bir zamanlar kalite bir rekabet aracı idi gerçekten, ama şimdi kalitenin bir rekabet aracı olmadığını iddia etmek onun gereksiz olduğu anlamına gelmez. Üretim yönetimi, yalın üretim,  insan kaynakları yönetimi, pazarlama gibi unsurlar ne kadar rekabet aracı ise kalite de o kadar rekabete etki eder. Ancak günümüzde rekabet aracı deyince firmalarda zaten olması gerekli olan unsurlar değil, herkesin yapamadığı unsurlar akla gelmelidir. Mesela günümüzün sihirli kelimesi “inovasyon” gibi . Evet, inovasyon günümüzün sihirli kelimesidir ve inovasyonu yapabilen firmalar gerçekten etkili bir rekabet aracına sahiptirler. Buradan bir soru gelebilir bize, mesela “Madem kalite bir rekabet aracı değil, firmalar bundan mı vazgeçsin?” gibi. Hayır, kast ettiğimiz şey kalitenin “işe yarmadığı” değil, kalitenin artık firmaların, kurumların veya insanların olmazsa olmazı. Yani mutlaka olması gerekenler arasında. Bunu hedef kitlemiz olan firmalar için ele alacak olursak şöyle destekleyebiliriz. Bir firma artık üretimini yönetebilmelidir, finansını yönetebilmelidir, pazarlama faaliyetlerini ve sayamayacağımız bir çok elmze konuyu yönetebilmelidir. Kaliteyi de aynen onlar gibi yönetebilmelidir. Belki Türkiye’de 30 yıl önce çok iyi firnans yönetimi veya pazarlama bilgisi olmadan üretim yapılıp para kazanılabilirdi, ama şimdi öyle değil. İşte onun gibi 30 yıl önce kalite olmadan da firmalar para kazanabiliyordu, ama şimdi değil. Türkiye’de firmasından hammadde alımından satış ve servise kadar , hatta servis sonrasında bile çok iyi bir kalite sistemi kurmak ve gerekliliklerini yapmak durumundadır. Kalite , modası geçmiş değildir. Zaten her üreticinin, her ticaret erbabının yapması gereken bir şeydir. Hatta beğenmediğimiz “ucuz Çin malları” bile artık kalite yönetim sistemi ile üretiliyor ve satılıyor. Demek ki artık, kalite ap ayrı bir üstünlük değil. Zaten olması gereken bir şey. Ama rekabet aracı denilince akla herkesin kolay yapamadığı, sizin yapmayı başardığınız ve bundan dolayı Sizi rakiplerinizin önüne geçiren şeylerdir. Bununla ilgili bir çok rekabet aracı var. Ama günümüzde en etkili rekabet aracı inovasyon yapmak, katma değerli ürün ve hizmetler üretmek ve bunlarla markalaşmaktır.